30 Kasım 2008 Pazar

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ HAYALİ CİHAN DEĞER



GEZDİKÇE ARAŞTIRDIKÇA ZONGULDAK VE EREĞLİ İLE İLGİLİ 1930-1950 YILLARI ARASI GAZETE VE DERGİLERDEN TOPLADIĞIM KUPÜRLERİ SİZLE PAYLAŞIYORUM.


























26 Kasım 2008 Çarşamba

Yerel tarihimize sahip çıkalım

Kore Tugayı Komutanı
Tahsin Yazıcı
Ahmet Nimet Hoca (1854 - 1921)
Rüştiye Başmuallimi

Evet, konumuz “Yerel Tarih Araştırmaları ve Yerel Tarih Nedir?”
Bir Tarih Öğretmeni olarak şu soruları zihnimde sıraladım;
Tarih dersleri acaba öğrencilerimiz için cazip mi?
Konular işlenirken öğrenciler ilgi duymakta mı?
Cevapları duyar gibiyim bu haliyle maalesef; öğrencilerimiz Tarih derslerine ilgi duymamaktadır. Bu konuyu yıllarca katıldığımız Tarih zümreleri toplantılarında dile getirmemize, raporlar halinde Bakanlığımıza sunmamıza rağmen bir sonuç alınamamıştır. Müfredat bu haliyle işlenmek zorunduysa bizim yapabileceğimiz en olumlu yaklaşım “Yerel Tarih Çalışmaları”na gitmek, böylece öğrencinin ilgisini bu merkezde toplamaktır.
Ders işleme teknikleri ve yeni tarz yaklaşımlar ki buna bazı Tarihçiler “Popüler Tarih” adını vermektedir. Tarih bilimine ilgiyi zannedersem arttıracaktır.
Evet, tarihi kalın ders kitaplarında; savaşlar, sebepler, sonuçlar, kronolojik tarihlerin ezberlenmesi şeklinde değil de, görerek yani önünden geçtiği eski bir binanın, bir anıtın yâda bir ağacın tarihini araştırarak öğrenmek.
Bu konuda araştırma yaparken ülkemizin önemli bilim adamlarının da aynı kanıda olduklarını gördüm mesela Tarih Vakfı Projeler Koordinatörü Dr. Gürel Tüzün bu konuda “Son yıllarda çalışmalar şehir tarihi ve yerel tarih alanında yoğunlaştı. Artan ilginin sebebi tarih yazımının geleneksel formlarında egemen olan yaklaşımdan duyulan hoşnutsuzluk. Buna bağlı olarak tarihin ulusal anlatımındaki tek biçimliliğinden sıyrılarak bölgesel ya da yerel çeşitliliğe yöneliş söz konusu.” demektedir.
Yine Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu “Yerel tarih bizzat yaşanan tarihtir. Tarihçiler dışında edebiyatçılar, sosyolog ve antropologlar da bölgeleri araştırma yarışındalar. Her bir parçayı genel tarih içinde bir yere oturttuğunuzda o ülkenin hayat bilgisi, kültürel yapısı veya eğitim durumu netlik kazanır.” görüşünü savunmaktadır. (1)
Ülkemizde Yerel tarih araştırmalarına ilk dikkat çekenlerden biri olan değerli tarihçi Necdet SAKAOĞLU’nun ise tespiti şu şekildedir; "Şayet bizde yerel tarihlere popüler ve sözlü tarih ağırlıklı olarak yeni bir bakış getirilirse, zannediyorum ki, Anadolu’nun bugüne kadar yazılmayan tarihi pek çok yeni uçlar verecektir. Kaldı ki, yerel tarihlerin zenginliğine dayalı Anadolu toplum tarihi yazılmazsa tarihin bu sevimsizliği başkalarının tarihinden alıntılar, kuru tarih bilgileri bana göre daha yıllarca sürecektir. Ayrıca tarihle edebiyatın ortak yönlerini unutmamalıyız. Lise kitaplarındaki kuru bilgi stokları gençleri tarihten soğutuyor. Oysa tarihle edebiyatın ilkçağdan beri ortaklığı söz konusudur. (2)
Günümüzde yaşadığı bölgeyi, kenti veya semti araştırmaya koyulan tarihe meraklı insanlardan oluşan dernek, kulüp ve topluluk sayısında da bir artış gözlenmektedir. Yerel tarihçilik sadece bir uzmanlık alanı değil, aynı zamanda bir ilgi alanıdır. Dolayısıyla dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yaşadığı çevreyi araştırmaya çalışan amatörleri barındırıyor.
Bu makale sayesinde sizlere bir öneri getirmek niyetindeyim. "Yerel Tarihimize Sahip Çıkalım" sloganıyla elbirliği ile hem kentimizin hafızasını canlandıralım hemde unutulan değerlerimizi tarihin kuytu köşelerinde kalan kahramanlarımızı gün ışığına çıkaralım. Bu yönden Kdz. Ereğli gayet zengin değerlere sahip benim aklıma ilk çırpıda gelen konular ve kişiler şunlar; Kdz. Ereğli Eğitiminde simge isim Nimet Hoca, Orhan Gazi döneminde Ereğli’ye kolonizatör derviş olarak gelen Seyyid Nasrullah Efendi, Kore Tugayı Komutanı Tahsin Yazıcı, Ülkemizin önemli ressamlarından Osman Zeki ORAL, Romancılarımız arasında pek tanıdık bir isim olmayan Kdz. Ereğli doğumlu Fikret ARIT, Özellikle Kömür Madenleri ve madencilerin yaşam koşullarını hikâye ve romanlarında işleyen Ahmet Naim ÇILADIR. Bu örnekler tabi ki çoğaltılabilir. Biz ilk adımı atalım da……
KAYNAK:
(1)Zaman Gazetesi Cumartesi eki SAYI:75 Dilek Can GÜRAY “Yerel Tarih Canlanıyor”
(2) http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2948 NECDET SAKAOĞLU maddesi

AHMET NUSRET DOĞRUER

Bu belge şu an nette satışta en büyük servet bilgidir. Mademki servetimiz yok bilgimizle zenginlik katalım dedik.
Belge İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin bazı üyelerinin isimlerini, ayrıca "İstanbul'da İngiliz Hesabına Çalışan Bazı Eşhas"ın isimlerini ve adı geçen cemiyetle ilgili muhtelif bilgileri içeriyor. Belge Zonguldak Mutasarrıfı tarafından merkez mutasarrıfına yazılmış olup 10 Şubat 1337 (23 Şubat 1921) tarihini taşımaktadır. Yine belgede bazı şahısların açık açık İngiliz casusu oldukları yazılıdır. Tarihe bakılırsa kaymakam Ahmet Nusret DOĞRUER Bey tarafından hazırlanmış.
Ahmet Nusret (DOĞRUER) vatanperver bir şahıs olarak Alemdar Gemisi olayında Kastamonu ve Bolu Havalisi Muhiddin (AKYÜZ) Paşa ile beraber önemli rol oynamış akılı bir siyasetle Fransızlarla kedi fare oyunu oynayarak onları dize getirerek bu başarıda rol almıştır. Ama maalesef bugün Zonguldak Valiliği’nde idarecilerimiz bölümünde fotoğrafı bile olmayan Nusret Bey, biz seni unutmadık.

AHMET NUSRET DOĞRUER (1881 TESELYA -1967)

Ahmet Nusret Doğruer, Teselya Yenişehiri ileri gelenlerinden Mehmet Şevki Efendi ile Resmiye Hanım’ın oğludur. 1881 yılında Fener Yenişehir’de doğdu. Yedi yıllık İzmir idadisinde orta ve Lise öğrenimini tamamladı. Temmuz 1904’te Mülkiye’nin yüksek kısmından pekiyi derecede mezun oldu. Eylül 1904’te tayin edildiği Dâhiliye Nezareti Mektubi Kalem-i Kâtipliğinde Nisan 1906’da nakledildiği İzmir Vilayeti Maiyyet Memurluğunda stajını bitirip Kaymakamlığa terfi etti. Eylül 1909’da Pasinler, Temmuz 1910’da Tercan; Mayıs 1912’de Marmaris, Ağustos 1916’da Torul kazaları kaymakamlıklarına; Aralık 1916’da Mülkiye Müfettişliğine atandı.

Mülkiye Müfettişi iken 1920’de Ankara Hükümeti emrine girdi. Eylül 1920’de Zonguldak Mutasarrıflığına atanan Ahmet Nusret Bey bu görevi; 3.9.1920–23.6.1921 tarihleri arasında başarı ile yürütmüş Alemdar Destanının başarı ile sonuçlanmasında Muhiddin Paşa’ya büyük destek vermiştir. Daha sonra sırasıyla, Cebel-i Bereket, Kozan Mutasarrıflıklarına; Şarki Karaağaç, Manisa ve Kütahya Vilâyetleri Valiliklerine getirildi. Mayıs 1933’te Danıştay üyeliğine seçilen Ahmet Nusret Bey 1946 yılında bu görevinden ayrıldı. Ekim 1967’de vefat etti.

Biyografi için kaynak:
KARADENİZ’DE BİR DESTAN GAZİ ALEMDAR GEMİSİ
SAYFA: 87
TARİHÇİ YAZAR GÜRDAL ÖZÇAKIR - BİNBAŞI MEHMET DÖNMEZ